Yeteneklerinden vazgeç

Bir insan keyifle resim çiziyordur. Amatör olan her zaman daha keyiflidir. Günün birinde iyi birisi çok güzel resim çizdiğini söyler. Kötüler ise; bu yeteneği değerlendirmemenin aptallık olacağını. Biz iyiden devam edelim. Bazen iyiyi de yanlış anlarız, etkisinde kalırız. Söz hoşumuza gitmiştir, davranışlarımızı değiştiriz.

Her ne konuda iyi bir yorum duysak artık psikolojik olarak kendimizi köleleştiririz. O konuya daha fazla vakit ayırmaya başlarız. Övgülerin sayısını artırmaya çalışırız. Odaklanırız, saplantılanırız. Daha önce keyif aldığımız şeyi kendimize stres ediniriz.

Ve bir alanda en iyiye erişmiş kişiler genellikle bu övgülerin kurbanıdır. Çevre baskı oluşturmuştur. İyi oldukça artık aynı miktar övgü alabilmek için çok daha iyi olmak gerekmiştir.

Ve maalesef günün birinde ulaşılabilecek en iyi yere ulaşılır. Ama beyin burada susmaz. Artık daha fazla açtır ve maalesef ihtiyacı karşılanmıyordur.

Gelmiş geçmiş en iyi basketbolcu, basketbolu 3 kez bıraktı, hepsinde geri döndürdüler. Çok sevdiğim bir futbolcu; “bu işten nefret ediyorum, bunu sadece iyi olduğum için yapıyorum” demişti.

İnsan iyi olduğu herhangi bir şeyin esiridir. Manipülasyon sanatından anlayan herhangi bir kişiye sorun; güzel insanları, başarılı insanları, yetenekli insanları, meşhur insanları yönlendirmek çok daha kolaydır. Zayıflıkları göz önündedir ve o konuda söylenecek her şeyin kontrolüne girerler. Onları mutlu etmek, kızdırmak kolaydır ki; bu bir insanı yönetmenin yoludur.

Ben bunları hiç düşünmeden içgüdüsel olarak yeteneklerimden vazgeçtim ve mutlu olmayı bir alanda çok başarılı olmaya tercih ettim. Hangi alanda övgü gelecek kadar ilerlesem başka alana geçerek kendimi rahatlattım.

Yıllarca uğraştığım bir şey için “yeteneğin var” dendiğinde bunu hakaret kabul ettim. Tüm çalışmalarımı, çabamı tek seferde silen bir cümleydi. Yeteneğim olan hiçbir şeyi yapmadım. Sadece çaba, akıl, araştırma, uygulama gerektiren konulara yöneldim.

“Yetenek” denen şey her ne ise oldukça zararlıdır. İnsanı, keyif alacağı pek çok şeyden ve çok yönlü bir insan olmaktan alıkoyar. İnsana ne yapacağını başkaları söyleme başlar. Albert Camus’un dediği gibi; her başarı bizi köleleştirir, çünkü daha iyisini yapmaya zorlar.

“Su bulmak için tarlanın on yerini bir metre kazacağınıza bir yerini on metre kazın” demişler. Bu elbette doğrudur ancak insan tarlanın on yerini su bulana kadar da kazabilir. On yerinden de su çıkarmak benim amacımdır.

Ken Robinson günümüzde tek bir alanda en iyi olmaya çalışmanın gereksiz olduğunu söylüyor. Çünkü “en iyi”ye çok ender ihtiyaç düşer. Bu durumda da dışardan hizmet alınabilir. Bu kadar az bir olasılık için her zaman en iyiyi yüksek maaşla çalıştırmayı düşünecek şirket azdır. Ama her zaman birkaç disiplini bir araya getirebilen insanlara ihtiyaç duyulmakta. Çünkü iki farklı disiplindeki iki kişi çalıştırmaktansa; ikisinden de anlayan tek bir kişi hem daha etkili işler yapar, hem de daha ucuza malolur.

İnsan; yeteneklerini isminin önüne geçirdiğinde artık onun kölesi haline geliyor. Bir kişi hakkında akla ilk gelen konuyu çıkardığınızda geriye bir şey kalmıyorsa bu çok üzücü bir durumdur. Ki; insanların tek uğraştığı tek bir konuyla anılmaya çalışmak, daha tehlikelisi, bir konuda anılan tek kişi olmaya çalışmaktır.

İnsan aynı şekilde mesleğini de saplantı haline getirir. Başka bir iş yapamayacağını düşünmeye başlar, ya da sadece o işte anlar gibi davranır. Beyin diğer konuları unutmaya başlar, çoğu insan bir lobu tamamen kapatmayı seçer. Bir konudan anlamadığını söyleyecek insanın ilk bahanesi mesleğidir, oysa bir işten anlıyor olmak başka işlerden anlayabilecek yeteneğin de olduğunun göstergesidir. Beyin hiçbir zaman tek bir gündemin ipoteki altına girmemelidir.

Hiçbir şeyin isminizden kıymetli olmadığını düşünün. Ne zaman bir şeyle çok anılsanız farklı bir konuya, belki de küçükken bir kere duyup etkilendiğiniz bir konuya geçip yeni bir başlangıç vakti geldiğini düşünün. İşte o zaman hayat hep amatör heyecanlarla geçiyor, beyin hiç yorulmuyor, hayatın bambaşka yönleri keşfediliyor ve o güne kadar yaptığınız her şeyden aldığınız keyif artıyor.