Sertifika alma, kursa gitme

Şuan işime yaramıyorsa bitişini anons edecek bir başarıya ihtiyacım var, sonra ondan kurtulmalıyım.

Bu prensibim tüm bilgiler için geçerli. Her bilgiden zamanı gelince kurtulmalıyız. Kullanmadığımız her bilgi bizim için yüktür. Kafka’ya göre, çok fazla ama dağınık bilgi; kullanılabilir, dilendiği zaman ulaşılabilir az bilgiden daha değersizdir.

Ben de her şeye böyle başladım. Çok fazla konuda çok fazla şey görmüş, duymuş, öğrenmiş, kullanmıştım. Yine de kendimi hiçbir şey bilmiyor, hiçbir şey başarmamış hissediyordum.

Hayatta yükselmek için yük atmak gerekir.

İçerik yönetim sistemleri çıktığından beri kodlama, web sitesi tasarımı işime yaramıyordu. İşin asla yarışamayacağım kısmını bu işe ömrünü harcayanlara bıraktım. Ben, ne iş yapılacağını bilen kişi olmalıydım. Onu yapan kişi olmak zorunda değildim, onu kullanan kişi olmalıydım.

Derli toplu bilmediğim ama kullandığım kodlama dillerini öğreten videolar hazırladım ve hayatımdan çıkardım. Böyle yaparak hem ilerde bir zamanlar bunları biliyor olduğumu hatırlayacaktım, hem bırakırken içim huzursuzluğa kapılmayacaktı hem de insanlara faydalı olacaktım.

Gerçekten de öyle oldu. Bu ferahlama beni başka konulara yöneltti. Ve her sene yeni konuları bıraka bıraka bir üst konulara geçtim.

Ve bugüne kadar bu bıraktığım konular ve bırakırken yaptığım, ortaya çıkardığım şeyler hep benim önümden gitti. Ben bir yere varmadan onlar vardı. Ne sertifikaya ihtiyacım vardı, ne bildiğimi kanıtlamaya. İnternet herkesin her yerden ulaşabileceği muhteşem bir araçtır.

İnsan yanına sadece o an kullanacağı şeyleri almalı.

Sonra mühendislikten öğrendiklerim bu konuyla birleşti. Mühendis bilginin tümünü yüklenen kişi değildir. Bunu yapması gereken kitaptır, kaynaklardır, internet siteleridir, orada çalışanlardır. Mühendis hangi bilgiye ihtiyaç duyduğunu ve bunları ne zaman kullanacağını bilendir.

Ben de gereksiz yükleri unutmaya bırakıp hızlanmışken sınırsız bilgiyi kullanma ve düzenleme yollarını öğrenerek pek çok konuda işimi kolaylaştırdım. Bir süre sonra çalıştığım yerde ve sonra işimde hiçbir müşteriye “bunu biz yapamayız” dememeye başladık.

Mühendisin hayatı da böyledir. İşletmenin bir sorunu olduğunda onun eğitimini alıp almadığınızı sormazlar, çözmenizi beklerler. O ana kadar bilip bilmemeniz önemli değildir; mühendis öğrenmeyi öğrenmiştir ve dilediği her şeyi öğrenebilir.

Ancak şuanki mühendis adaylarımız, öğrenmeyi öğrenmekle değil ezberle yaşamak durumundalar. Ve günün birinde merak ediyorlar; ingilizce kursuna gitmeliler mi, hangi programı öğrenmeliler, nasıl sertifikalar almalılar.

Cevaplar basit. Şuan kullanman gerekmeyen şey ilerde de işine yaramaycaktır. Şuan olsa nereye koyduğunu dahi unutacağın sertifika senin başvuracağın işletmelerin ihtiyacına yarayacak bir şey değildir.

Gerçekten ingilizcenin sürekli kullanılacağı bir hayatı olan kişi zaten ingilizceyi bir ihtiyaçtan dolayı zaten öğrenmiştir. Belirli konulardaki blogları okumak için, sevdiği diziyi altyazısız izleyebilmek için, bir etkinlik kulübündeki yabancı kişilerle konuşmak için.

Bu sebeple başarılı olmayı vadeden hayatlarda sürekli yeni ihtiyaçlar çıkmıştır. En üst düzey yerlere işe girenler işte çalışırken karşılaştıkları konularla ilgili zaten sertifikalara sahiptir, zaten o konuda üçbeş kitap okumuştur, zaten o programı kullanmayı öğrenmeye bir şekilde başlamıştır. Devamı zaten işte gelir.

Kullanılmayan bilgi gereksizdir. Ama normal günlük düzeninde hiç yeni bir şey öğrenmeye ihtiyaç duymayan kişinin ne kadar sertifikası olduğu zaten farketmez. Bir süre sonra o işe uygun olmadığı anlaşılır ve CV ihtişamıyla girdiği işten ayrılarak esas çalışması gereken düzeydeki işletmelere başvurur.

Bilginin oralarda bir yerde ve aşırı kolay ulaşılabiliyor olması; bu bilgiyi kullanabilen kişi olduğunuzu maalesef göstermez. Kullanan kişi kullanabildiğini kanıtlamıştır, ya da mülakatta kanıtlayabilir. Diğer kişiler diploma, sertifika kavramlarının üstüne basarak yükselmeyi bekler ve ama bilginin altında ezilirler.

Bir şeyi bilip bilmediğinizi size kurs, sertifika, diploma söylemez. Bunu gerçekte bir tek siz bilirsiniz. Sorulunca söyleyebiliyor olmakla lazım olunca kullanabiliyor olmak ayrı şeylerdir.